Macron’un Ermenistan Israrı: Duygu mu, Strateji mi?

Fransa’nın Kafkasya politikası ekonomik gerçeklerle örtüşmüyor

Bülent Gürçam yazdı

Emmanuel Macron son yıllarda Ermenistan ile kurduğu yakın ilişkiyle dikkat çekiyor. Verilen mesajlar, yapılan ziyaretler ve kullanılan dil oldukça “samimi”. Ancak bu samimiyetin arkasına baktığımızda karşımıza çıkan tablo, duygudan çok daha farklı bir gerçekliğe işaret ediyor.

Çünkü meseleye ekonomik açıdan bakıldığında, Fransa’nın Ermenistan ile ilişkisi neredeyse sembolik düzeyde kalıyor.

Fransa ile Ermenistan arasındaki yıllık ticaret hacmi yaklaşık 150 milyon euro civarında. Bu rakam, Fransa gibi küresel bir ekonomi için oldukça sınırlı. Ermenistan’ın toplam ekonomik büyüklüğü de düşünüldüğünde, bu ülkenin Fransa açısından ciddi bir ticari partner olduğunu söylemek mümkün değil.

Buna karşılık aynı Fransa’nın Azerbaycan ile ilişkisi tamamen farklı bir zeminde ilerliyor.

Enerji başta olmak üzere, Azerbaycan ile Fransa arasındaki ticaret hacmi yüz milyonlarca doları buluyor. Üstelik bu ticaret sadece miktar olarak değil, stratejik anlamda da büyük önem taşıyor. Petrol ve enerji ürünleri, Avrupa’nın güvenliği açısından hayati bir rol oynuyor.

Yani ortada açık bir gerçek var:

Fransa’nın Azerbaycan ile ilişkisi ekonomik ve stratejik bir zemine dayanırken, Ermenistan ile kurduğu yakınlık aynı temele oturmuyor.

Peki o zaman bu yakınlığın sebebi ne?

Cevap, Paris’in sokaklarında ve sandıklarında gizli.

Fransa’daki güçlü Ermeni diasporası, uzun yıllardır ülke siyasetinde etkili bir aktör. Özellikle seçim dönemlerinde bu etkinin daha da belirgin hale geldiği biliniyor. Bu nedenle Ermenistan ile kurulan ilişkiler, sadece dış politika değil aynı zamanda iç politikanın da bir parçası haline geliyor.

Ancak mesele sadece diaspora ile sınırlı değil.

Fransa, Kafkasya’da yeniden söz sahibi olmak isteyen bir aktör. Rusya’nın bölgede eski etkisini kaybetmesi, Türkiye ve Azerbaycan’ın güç kazanması, Avrupa ülkelerini yeni arayışlara itiyor. Bu noktada Ermenistan, Fransa için bir tür “jeopolitik dayanak noktası” olarak görülüyor.

Yani Ermenistan ile kurulan yakınlık bir dostluk hikâyesi değil, daha çok bir pozisyon alma çabasıdır.

Ancak burada dikkat çeken bir çelişki var:

Ekonomik olarak güçlü bağların kurulduğu Azerbaycan ile siyasi mesafe korunurken, ekonomik karşılığı oldukça sınırlı olan Ermenistan ile yoğun bir siyasi yakınlık sergileniyor.

Bu durum, Fransa’nın Kafkasya politikasının rasyonel değil, daha çok politik ve sembolik bir zeminde şekillendiğini gösteriyor.

Sonuç olarak şunu açıkça söylemek gerekiyor:

Macron’un Ermenistan politikası, bir ülkeye duyulan özel bir sempati değil; Fransa’nın iç politika dengeleri, diaspora etkisi ve bölgesel güç mücadelesinin bir yansımasıdır.

Ve bu tablo, bize bir kez daha şunu hatırlatıyor:

Uluslararası ilişkilerde dostluklar değil, çıkarlar belirleyicidir.

Leave a Comment

Votre adresse e-mail ne sera pas publiée. Les champs obligatoires sont indiqués avec *

*
*

Select the fields to be shown. Others will be hidden. Drag and drop to rearrange the order.
  • Image
  • SKU
  • Rating
  • Price
  • Stock
  • Availability
  • Add to cart
  • Description
  • Content
  • Weight
  • Dimensions
  • Additional information
Click outside to hide the comparison bar
Compare