Dostluk mu, çıkar mı? Avrupa’nın görünmeyen yüzü

Bizim (Azerbaycan ve Türkiye) ekonomimiz büyük ölçüde Fransa’ya bağlı…
Başta petrol ve ağır sanayi olmakla, ülkenin neredeyse tüm sektörlerinde Fransız iş adamlarının etkisi hissediliyor.

Bizim (Azerbaycan ve Türkiye) ekonomimiz büyük ölçüde Fransa’ya bağlı…
Başta petrol ve ağır sanayi olmakla, ülkenin neredeyse tüm sektörlerinde Fransız iş adamlarının etkisi hissediliyor.

Bundan hariç…
Mesela Azerbaycan Birinci Hanımı Mehriban Aliyeva, merkezi Fransa’da olan UNESCO’nun iyi niyetli büyükelçisi. Belki de en önemlisi bu.

Azerbaycan, Fransa ile çok sayıda kültürel ilişki yürütüyor, birçok tarihi kilisenin onarımı için bütçe ayırıyor.

Aynı zamanda Türkiye’de de birçok temel gıda ürünleri Fransızlar tarafından idare ediliyor, Türkiye’nin binek taşıt sektörü de önemli ölçüde Fransızların elinde…

Ve hal böyleyken…

Fransa neden sürekli Türkiye ve Azerbaycan düşmanlığı yapar?
Neden sürekli Ermeni örgütlerini besler ve onları kışkırtır?

30 yılı aşkın süren Karabağ işgali boyunca neden hep Ermenistan’ın yanında oldu?

Şimdi çıkıp Emmanuel Macron Yunanistan’a “Türkiye ile herhangi bir sorunda yanınızdayız” diyerek düşmanlık tohumları eker?

Ve en önemlisi…
Bunları yaparken nasıl olur da hala Türkiye ve Azerbaycan’da ticari faaliyetlerini sürdürür?

Ve hatta…
El altından misyonerlik faaliyetleri yürütür?

Her iki ülkede kendi dilinde okullar ve eğitim yuvaları adı altında, ülke içinde ajanlar yetiştirir?

Peki sadece Fransa mı?

Tabii ki değil…

Benim 46 yıldır yaşadığım Belçika’da da durum farklı değil. Sürekli Türkiye ve Azerbaycan ile ticari işler yürüten, büyük ekonomik kazanç elde eden Belçika da Ermenistan’ın yanında olduğunu açıkça beyan eder.

Mesela bu 24 Nisan’da MR (Mouvement Réformateur) partisinin ağır topları Brüksel’de bulunan sözde Ermeni soykırımı anıtında saygı duruşunda bulundular.

Fransa ve Belçika gibi ülkelerde anlaşılmayan bir diğer konu da şu:

Avrupa’da sayıları milyonları bulan, bu ülkelerin siyasi ve ekonomik arenasında söz sahibi olan Türklere rağmen…
Bunlar bu düşmanlığı nasıl sürdürebiliyorlar?

Yani Macron gibi liderlerin veya MR gibi partilerin iktidara gelebilmesi için Türklerin oyuna ihtiyaç varken, neden bunu yapabiliyorlar?

Bu oylar neden belirleyici olamıyor?

Bakın…
Bunlar Türkiye ve Azerbaycan yöneticilerinin oturup ciddi ciddi düşünmesi gereken konular.

Sahi…
Halka açık açık söyleyin…

Siz neden bu ülkelere söz geçiremiyorsunuz?

Yoksa işin içinde bizim bilmediğimiz başka dengeler mi var?

Leave a Comment

Votre adresse e-mail ne sera pas publiée. Les champs obligatoires sont indiqués avec *

*
*

Select the fields to be shown. Others will be hidden. Drag and drop to rearrange the order.
  • Image
  • SKU
  • Rating
  • Price
  • Stock
  • Availability
  • Add to cart
  • Description
  • Content
  • Weight
  • Dimensions
  • Additional information
Click outside to hide the comparison bar
Compare