Sınır Açılmadan Önce: Diaspora ve Sivil Toplum Ne Yapmalı?
ANALİZ;
✍️ Bülent Gürçam yazdı
Sadece Devletler Değil, Halklar da Hazırlanmalı
Türkiye ile Ermenistan arasında olası bir sınır açılması, yalnızca diplomatik bir karar olarak değerlendirilmemelidir. Bu süreç, doğrudan halkları, toplumsal ilişkileri ve bölgesel dengeleri etkileyecek çok katmanlı bir gelişmedir.
Bu noktada en kritik rolü üstlenecek yapılar; diasporalar, sivil toplum örgütleri ve kanaat önderleridir. Çünkü devletler sınır kapılarını açar, ancak o kapıdan geçecek olan toplumdur.
Diyalog Süreci Başlatılmalı
Türkiye, Ermenistan ve Azerbaycan diasporaları arasında doğrudan iletişim kanallarının kurulması gerekmektedir. Ortak toplantılar, akademik platformlar ve çevrim içi görüşmeler aracılığıyla tarafların birbirini anlaması sağlanmalıdır.
Bu süreçte amaç, karşılıklı suçlama dili yerine dinleme ve anlama kültürünü geliştirmektir.
Düşmanlık Dili Yerini Sorumlu Söyleme Bırakmalı
Uzun yıllardır süregelen gerilim, özellikle sosyal medya ve diaspora çevrelerinde sert ve kutuplaştırıcı bir dilin oluşmasına neden olmuştur.
Bu dilin terk edilmesi, sürecin sağlıklı ilerleyebilmesi açısından zorunludur. Daha dengeli, yapıcı ve sorumluluk taşıyan bir iletişim dili benimsenmelidir.
Ortak Kültür ve Eğitim Projeleri Geliştirilmeli
Sivil toplum kuruluşları, kültürel ve akademik alanlarda ortak projeler üretmelidir. Gençlik değişim programları, ortak tarih çalışmaları ve kültürel etkinlikler bu sürecin temel taşlarını oluşturabilir.
Özellikle genç kuşaklar üzerinden kurulacak iletişim, geleceğin ilişkilerini belirleyecektir.
Ekonomik İş Birliği Zeminleri Hazırlanmalı
Diaspora iş insanları ve ticaret çevreleri, sınır açılmadan önce ekonomik iş birliği altyapısını oluşturmalıdır. Ortak ticaret platformları ve yatırım ağları, sürecin ekonomik boyutunu güçlendirecektir.
Sınır açıldığı anda hazır bir ekonomik zemin olması, bölge için önemli bir avantaj sağlar.
Güven İnşası Öncelikli Olmalı
En önemli unsur güven meselesidir. Fiziksel sınırların açılması, toplumsal güven oluşmadan tek başına yeterli olmayacaktır.
Sivil toplumun görevi, ortak projeler ve temas noktaları oluşturarak bu güveni adım adım inşa etmektir.
Azerbaycan Boyutu Dikkate Alınmalı
Bu süreçte Azerbaycan’ın rolü ve hassasiyetleri göz ardı edilmemelidir. Türkiye ile olan güçlü bağları nedeniyle Azerbaycan diasporasının sürece dahil edilmesi, dengeli bir yaklaşım açısından önem taşır.
Tek taraflı bir açılım değil, bölgesel dengeyi gözeten bir yaklaşım gereklidir.
Sonuç Olarak;
Sınır kapılarının açılması siyasi bir karar olabilir, ancak bu sürecin kalıcı ve sağlıklı olması toplumların hazır olmasına bağlıdır.
Diaspora ve sivil toplum doğru adımlar atarsa, bu gelişme yalnızca iki ülke arasında değil, bölge genelinde yeni bir dönemin başlangıcı olabilir.